Oldurgan Ne Demek, Ne Değildir?
Herkese merhaba forumdaşlar! Bugün karşınıza belki de hayatınızda hiç duymadığınız ama duyduğunuzda "Aha! Bu ben oluyorum!" diyeceğiniz bir kelimeyle çıkıyorum: Oldurgan. Evet, doğru duydunuz. Oldurgan! Peki ama bu ne demek? Hem kelime anlamı, hem de hayatımıza kattığı yansımalar bakımından çok eğlenceli bir keşfe çıkmaya ne dersiniz?
Tabii ki kelimeyi duyduğunuzda kafanızda beliren ilk soru şu olabilir: “Ben oldurgan mıyım?” Cevap basit: Eğer sabahları kahvenizi içip akşamları hala uykusuzsanız, evet, bu kesinlikle sizsiniz! Hadi başlayalım!
Oldurganlık: TDK'den Çıkan Bir Kavram mı?
TDK’ye baktığımızda, “oldurgan” kelimesi aslında ölümle ya da ölmekle bağlantılı bir anlam taşır. Oldurgan kişi, etrafına ya da kendisine, sözlü ya da eylemsel olarak “ölüm”i anımsatabilecek, tehlikeli ya da korkutucu bir izlenim veren kişidir. Kulağa korkutucu gelebilir, değil mi? Yani, eğer bir yerlerde bir oldurgan varsa, kesinlikle bu kişinin etrafında durmak, merakla gözlemek ve olayı tatlıya bağlamak gerekebilir!
Tabii ki bunu biraz daha eğlenceli bir bakış açısıyla ele alalım. Hani hep deriz ya, “Yok, o adam çok karizmatik, bakışları öldürücü!” İşte, burada tam da o anı yaşıyoruz. Oldurganlık biraz da karizmatik bir tehlike. Yani, sadece tehlikeli değil, aynı zamanda çok cezbedici de olabilir! Çok oldurgan bir bakış, belki de en yakın arkadaşınızın “Hadi ya! Dur şunu, şaka yapıyorsun, değil mi?” diye tepki vereceği bir bakış olabilir.
Erkekler Oldurgan Olursa...
Şimdi, konuyu biraz erkeklerin bakış açısına getirelim. Erkekler, bildiğiniz gibi çözüm odaklı varlıklardır. Bir konuda bir sıkıntı gördüklerinde, hemen çözüm ararlar ve sorunları hızlıca hallederler. Peki, bir erkek oldurgan olsa ne olur?
Oldurgan bir erkek, elbette o kadar da yavaş hareket etmez. Kendine uygun bir ortam yaratır, bir süre sonra siz bile fark etmeden o ortamın içine sürüklenirsiniz. Erkeklerin oldurganlıkları, bazen bir sürükleyici liderlik gibi de düşünülebilir. Mesela, erkeğin bakışları o kadar keskindir ki, gözleriyle adeta "Şu an hayatına yön veriyorum!" diyebilecek bir hal alır. Onun yanındayken hiç fark etmezsiniz ama bir bakarsınız, “Nerede olduk? Nereye gitmek istiyoruz?” gibi soruları düşünmeye başlarsınız. Kısacası, oldurgan erkek, biraz liderlikten, biraz da tehlike duygusundan beslenen bir karizma örneğidir!
Peki, eski dostumuzun "Sana bir şey söyleyeyim, aman dikkat et, bu çok oldurgan!" dediği erkek tipi ile tanıştınız mı? Hani bir anda her şeyi çözebilecek gibi hissettiren, bir bakışla sizi etkileyebilecek bir tarzda yaşayan? Vay be, ne kadar da tehlikeli, değil mi?
Kadınlar Oldurgan Olursa...
Evet, şimdi de sırada kadınlar var. Kadınlar, bildiğiniz gibi daha çok ilişki odaklıdırlar. Kendi iç dünyalarında empati kurar, duygusal bağlar geliştirir ve her an etrafındaki insanları anlamaya çalışırlar. Peki, bir kadın oldurgan olursa ne olur?
Kadınların oldurganlıkları, genellikle ince ve kibar bir tehlike olarak tanımlanabilir. Düşünsenize, o kadar zarif ve hoş bir şekilde bir şeyler anlatıyor ki, bir bakıyorsunuz, o kadar oldurgan bir tavırla size “Ölecek misin?” diye soruyor. Tabii ki, kadınların oldurganlığı, genel olarak insanları duygusal olarak cezbetmeye dayanır. Hem karizmatik, hem de empatik! Bir bakışlarıyla herkesi etkilerler, fakat kendilerini de oldukça güçlü hissederler. Bu güç, doğrudan “öldürücü bakışlar” değil, aslında o incecik, zarif ve “Aman tanrım, o ne demek istiyor?” sorusunun yaratacağı dönüşümsel güçtür.
Bazen, bir kadının oldurganlığı, sadece bir bakışla sizi bambaşka bir dünyaya sürükler. Hani, o bakışla sanki “Bu kız bana ölüme giden yolun ne olduğunu öğretebilir!” dersiniz ya, işte o tam olarak oldurganlık!
Siz Oldurgan mısınız?
Şimdi sizi bir kez daha soruyla baş başa bırakıyorum: Oldurgan mısınız? Biraz bakışlarınızı keskinleştirin, bir parça karizma ekleyin ve etrafınızdaki insanları test edin! Tabii ki, bir “oldurgan” olarak çevrenize yaklaşırken dikkatli olun. Ne de olsa, oldurganlık biraz da mesafeyi ayarlamakla ilgili bir sanat!
Hadi, şimdi düşünün! Erkekler oldurgan mı, kadınlar mı? Yoksa her iki türün birleşimi mi? Yoksa "Ben oldurgan değilim ama başkalarına oldurganlık yapmak çok eğlenceli!" mı diyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyorum!
Siz de forumdaşlarınıza oldurganlık konusunu bir adım ileri taşıyacak yeni bakış açıları ekleyin!
Herkese merhaba forumdaşlar! Bugün karşınıza belki de hayatınızda hiç duymadığınız ama duyduğunuzda "Aha! Bu ben oluyorum!" diyeceğiniz bir kelimeyle çıkıyorum: Oldurgan. Evet, doğru duydunuz. Oldurgan! Peki ama bu ne demek? Hem kelime anlamı, hem de hayatımıza kattığı yansımalar bakımından çok eğlenceli bir keşfe çıkmaya ne dersiniz?
Tabii ki kelimeyi duyduğunuzda kafanızda beliren ilk soru şu olabilir: “Ben oldurgan mıyım?” Cevap basit: Eğer sabahları kahvenizi içip akşamları hala uykusuzsanız, evet, bu kesinlikle sizsiniz! Hadi başlayalım!
Oldurganlık: TDK'den Çıkan Bir Kavram mı?
TDK’ye baktığımızda, “oldurgan” kelimesi aslında ölümle ya da ölmekle bağlantılı bir anlam taşır. Oldurgan kişi, etrafına ya da kendisine, sözlü ya da eylemsel olarak “ölüm”i anımsatabilecek, tehlikeli ya da korkutucu bir izlenim veren kişidir. Kulağa korkutucu gelebilir, değil mi? Yani, eğer bir yerlerde bir oldurgan varsa, kesinlikle bu kişinin etrafında durmak, merakla gözlemek ve olayı tatlıya bağlamak gerekebilir!
Tabii ki bunu biraz daha eğlenceli bir bakış açısıyla ele alalım. Hani hep deriz ya, “Yok, o adam çok karizmatik, bakışları öldürücü!” İşte, burada tam da o anı yaşıyoruz. Oldurganlık biraz da karizmatik bir tehlike. Yani, sadece tehlikeli değil, aynı zamanda çok cezbedici de olabilir! Çok oldurgan bir bakış, belki de en yakın arkadaşınızın “Hadi ya! Dur şunu, şaka yapıyorsun, değil mi?” diye tepki vereceği bir bakış olabilir.
Erkekler Oldurgan Olursa...
Şimdi, konuyu biraz erkeklerin bakış açısına getirelim. Erkekler, bildiğiniz gibi çözüm odaklı varlıklardır. Bir konuda bir sıkıntı gördüklerinde, hemen çözüm ararlar ve sorunları hızlıca hallederler. Peki, bir erkek oldurgan olsa ne olur?
Oldurgan bir erkek, elbette o kadar da yavaş hareket etmez. Kendine uygun bir ortam yaratır, bir süre sonra siz bile fark etmeden o ortamın içine sürüklenirsiniz. Erkeklerin oldurganlıkları, bazen bir sürükleyici liderlik gibi de düşünülebilir. Mesela, erkeğin bakışları o kadar keskindir ki, gözleriyle adeta "Şu an hayatına yön veriyorum!" diyebilecek bir hal alır. Onun yanındayken hiç fark etmezsiniz ama bir bakarsınız, “Nerede olduk? Nereye gitmek istiyoruz?” gibi soruları düşünmeye başlarsınız. Kısacası, oldurgan erkek, biraz liderlikten, biraz da tehlike duygusundan beslenen bir karizma örneğidir!
Peki, eski dostumuzun "Sana bir şey söyleyeyim, aman dikkat et, bu çok oldurgan!" dediği erkek tipi ile tanıştınız mı? Hani bir anda her şeyi çözebilecek gibi hissettiren, bir bakışla sizi etkileyebilecek bir tarzda yaşayan? Vay be, ne kadar da tehlikeli, değil mi?
Kadınlar Oldurgan Olursa...
Evet, şimdi de sırada kadınlar var. Kadınlar, bildiğiniz gibi daha çok ilişki odaklıdırlar. Kendi iç dünyalarında empati kurar, duygusal bağlar geliştirir ve her an etrafındaki insanları anlamaya çalışırlar. Peki, bir kadın oldurgan olursa ne olur?
Kadınların oldurganlıkları, genellikle ince ve kibar bir tehlike olarak tanımlanabilir. Düşünsenize, o kadar zarif ve hoş bir şekilde bir şeyler anlatıyor ki, bir bakıyorsunuz, o kadar oldurgan bir tavırla size “Ölecek misin?” diye soruyor. Tabii ki, kadınların oldurganlığı, genel olarak insanları duygusal olarak cezbetmeye dayanır. Hem karizmatik, hem de empatik! Bir bakışlarıyla herkesi etkilerler, fakat kendilerini de oldukça güçlü hissederler. Bu güç, doğrudan “öldürücü bakışlar” değil, aslında o incecik, zarif ve “Aman tanrım, o ne demek istiyor?” sorusunun yaratacağı dönüşümsel güçtür.
Bazen, bir kadının oldurganlığı, sadece bir bakışla sizi bambaşka bir dünyaya sürükler. Hani, o bakışla sanki “Bu kız bana ölüme giden yolun ne olduğunu öğretebilir!” dersiniz ya, işte o tam olarak oldurganlık!
Siz Oldurgan mısınız?
Şimdi sizi bir kez daha soruyla baş başa bırakıyorum: Oldurgan mısınız? Biraz bakışlarınızı keskinleştirin, bir parça karizma ekleyin ve etrafınızdaki insanları test edin! Tabii ki, bir “oldurgan” olarak çevrenize yaklaşırken dikkatli olun. Ne de olsa, oldurganlık biraz da mesafeyi ayarlamakla ilgili bir sanat!
Hadi, şimdi düşünün! Erkekler oldurgan mı, kadınlar mı? Yoksa her iki türün birleşimi mi? Yoksa "Ben oldurgan değilim ama başkalarına oldurganlık yapmak çok eğlenceli!" mı diyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyorum!
Siz de forumdaşlarınıza oldurganlık konusunu bir adım ileri taşıyacak yeni bakış açıları ekleyin!