Bir insan neden sosyal medya kullanır ?

Simge

New member
[color=]Bir İnsan Neden Sosyal Medya Kullanır? Bir Hikâye Üzerinden Düşünmek[/color]

Merhaba forumdaşlar,

Bugün sizlere, bir insanın sosyal medyada zaman geçirmesinin ardında yatan duyguları, düşünceleri ve motivasyonları derinlemesine düşündürtecek bir hikâye paylaşmak istiyorum. Her birimizin sosyal medyada vakit geçirme şekli, kendine özgüdür. Kimimiz orada arkadaşlarıyla iletişim kurarken, kimimiz sadece dünyadan haberdar olmaya çalışırken, kimimiz de bir arayış içerisindedir. İşte, bu yazı ile, bu arayışın ve ihtiyacın peşinden giderek, bir insanın sosyal medyada zaman geçirirken ne aradığını keşfetmeye çalışacağız. Gelin, birlikte bir hikâyenin içine dalalım. Bu, hayatın tam ortasında, herkesin içsel dünyasında bir yerlerde bulabileceği bir hikâye...

[color=]Hikayemiz: Ayşe ve Murat’ın Sosyal Medya Arayışı[/color]

Ayşe, 28 yaşında bir sosyal hizmet uzmanıydı. Çalıştığı kurumda yoğun bir iş temposu vardı. Her gün, bir başka ailenin hayatına dokunuyor, onların sorunlarını çözmeye çalışıyordu. Ama bir şey eksikti. Ayşe'nin hayatındaki en büyük boşluk, gerçek anlamda bir bağlılık hissi eksikliği ve içsel yalnızlık duygusuydu. Sosyal medyada zaman geçirmek, onun en sevdiği kaçış yollarından biriydi. Ayşe, sosyal medya sayesinde dünyadaki diğer insanlarla bağlantı kurabiliyor, günlük rutininden ve endişelerinden bir süreliğine uzaklaşabiliyordu. Bir şeyler paylaşmak, başka insanlarla düşüncelerini, duygularını tartışmak ona bir tür huzur veriyordu.

Bir gün, Ayşe'nin karşısına, bir arkadaşının paylaştığı bir yazı çıktı. Yazıda, "Sosyal medya, insanların yalnızlıklarını maskeler" diyordu. Ayşe önce şaşırmıştı. "Yalnızlık maskelenir mi? Ama ben buradayım, gerçek insanlar var, konuşmalar, paylaşımlar… Burada yalnız olamazsınız," diye düşündü. Ama bir yandan da içindeki boşluk hissi ona başka bir şeyler fısıldıyordu.

Ayşe'nin hayatında belki de en yakın arkadaşından daha çok vakit geçirdiği bir şey vardı: telefon ekranı. Sosyal medya ona, dış dünyaya açılan bir pencere gibiydi. Fakat bir gün, bunun ona gerçekten ne kadar iyi gelip gelmediğini sorgulamaya başladı.

Murat ise 32 yaşında bir yazılım geliştiriciydi. Çalışma saatleri, uzun ve zorlu geçiyordu. O da Ayşe gibi, hayatındaki sıkıntılardan kaçmak için sosyal medyayı kullanıyordu, fakat Murat’ın hikâyesi biraz farklıydı. Ayşe'nin aksine, Murat sosyal medyada sadece bilgi edinmeyi, dünyada olup biteni takip etmeyi seviyordu. Zamanının büyük bir kısmını bu platformlarda gündemi takip ederek, haberleri okuyarak geçiriyordu. Ama onun da bir eksikliği vardı: bir çözüm arayışı. Her gün gördüğü adaletsizlikler, dünyadaki sorunlar ona acı veriyor ama çözüm üretemiyordu.

Bir gün, Murat sosyal medyada "Dünyayı değiştirebilir misin?" başlıklı bir yazıya denk geldi. Yazıda, "Sosyal medyanın sunduğu tüm olasılıklar, aslında bazen bir çözüm değil, sadece geçici bir kaçış olur" diyordu. Murat, bu yazıyı okuduktan sonra derin bir iç hesaplaşma yapmaya başladı. "Gerçekten bir şeyler değiştirmek istiyorum, ama bu platformlarda vakit harcıyor olmak bana nasıl bir katkı sağlıyor?" diye düşündü.

[color=]Ayşe ve Murat’ın Farklı Bakış Açıları: Sosyal Medya ve İnsan Olmak[/color]

Ayşe ve Murat’ın hikâyeleri, iki farklı bakış açısını yansıtıyor. Ayşe’nin sosyal medya kullanma amacı, biraz daha insani bağlar kurma, yalnızlık hissini hafifletme ve empatik paylaşımlar yapma üzerineydi. Kadınlar genellikle, sosyal medyada insanlarla bağ kurma, empati yapma ve duygusal açıdan derinleşme eğiliminde olabilirler. Ayşe, sosyal medyada hem başkalarının yaşamlarını paylaştığı hem de başkalarının hayatına dokunduğu bir yer arıyordu.

Öte yandan, Murat’ın bakış açısı çok daha stratejikti. O, sosyal medya platformlarını, dünyanın durumunu değerlendirebilmek ve bilgi edinmek için kullanıyordu. Onun amacı, her şeyin daha verimli olmasını sağlayacak bir çözüm arayışına dayalıydı. Sosyal medya, onun için sorunların görünür kılındığı bir mecraydı; ancak bu durum, çözüm üretme ve pratik eyleme geçme arzusuyla birleşmediğinde, yalnızca bir tüketim ve kaçışa dönüşüyordu.

Bu iki bakış açısı, erkeklerin ve kadınların sosyal medya kullanımıyla ilgili farklı yaklaşımlarını da yansıtıyor. Kadınlar daha çok insan odaklı, bağ kurmaya yönelik içeriklerle ilgilenirken, erkekler çözüm arayışı ve stratejik düşünceyle daha çok ilgileniyor olabilirler. Ancak, bu farklar toplumsal normlardan, bireysel deneyimlerden ve kişisel tercihlerden de kaynaklanıyor olabilir. Sonuçta sosyal medya her iki cinsiyet için de farklı ihtiyaçları karşılayan bir platform olabilir.

[color=]Sosyal Medya: Bağlantı mı, Kaçış mı?[/color]

Ayşe ve Murat’ın hikâyesine bakarak, bir soru ortaya çıkıyor: Sosyal medya gerçekten insanları birleştiren, aradıkları anlamı bulmalarına yardımcı olan bir araç mı? Yoksa bir tür kaçış mı? Ayşe, sosyal medyada başkalarıyla empatik bağlar kurarak içsel yalnızlık hissini hafifletmeye çalışıyor, Murat ise bir yandan sosyal medya ile dünyayı anlamaya çalışırken diğer yandan hiçbir çözüm bulamadan yalnızca sorunların farkına varıyor.

Sosyal medya, bazen gerçekten bağ kurmak için kullanılan güçlü bir araç olabilir. Bir insanın dertlerini paylaşabileceği, başkalarının deneyimlerinden ilham alabileceği, topluluklar oluşturarak kendisini daha az yalnız hissetmesi sağlanabilir. Ancak, aynı zamanda bir kaçış da olabilir. Sosyal medya, gerçek dünyadan uzaklaşarak anlık tatmin sağlayan, fakat uzun vadede tatminsizlik yaratabilecek bir alan da olabilir.

[color=]Sizce sosyal medya, gerçek dünyadaki sorunlarımızı çözmeye mi hizmet ediyor, yoksa sadece geçici bir kaçış mı sunuyor? Bu hikâyeye kendi bakış açınızı nasıl ekliyorsunuz?[/color]

Hikâyenin sonuna geldiğimizde, Ayşe ve Murat’ın yaşadığı içsel çatışmaların, hepimizin sosyal medya ile olan ilişkisini ne kadar yansıttığını daha iyi kavrayabiliyoruz. Sosyal medya, hem fırsatlar hem de tuzaklar barındıran bir alan. Hepimiz bu platformları farklı şekillerde kullanıyoruz ve bazen bu kullanımlar, ihtiyaçlarımızı gerçekten karşılayabiliyor. Diğer zamanlarda ise yalnızca bizi daha da yalnızlaştırabiliyor.

Şimdi sizlere sormak istiyorum: Siz sosyal medyayı hangi amaçla kullanıyorsunuz? Hangi duygularla giriyorsunuz bu platformlara ve hangi duygularla çıkıyorsunuz?
 
Üst