Anayasayı değiştirmek için kaç milletvekili gerekli ?

Ali

New member
Anayasayı değiştirmek için kaç milletvekili gerekli?

Bu soru ilk bakışta tek cümlede cevaplanacak kadar basit görünüyor: “Şu kadar milletvekili gerekir” deyip geçmek mümkün sanılıyor. Oysa mesele biraz açılınca işin sadece bir sayı hesabından ibaret olmadığı hemen ortaya çıkıyor. Çünkü anayasa değişikliği, sıradan bir kanun teklifi gibi işlemiyor; teklif aşaması ayrı, kabul aşaması ayrı, halkoylaması ihtimali ayrı, bir de hiç dokunulamayacak hükümler meselesi var. Yani “kaç milletvekili gerekir” sorusunun doğru cevabı aslında tek sayı değil, birkaç kritik eşiğin birlikte anlaşılmasıyla ortaya çıkıyor. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][1])

Önce temel tabloyu netleştirelim. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa’nın 75. maddesine göre 600 milletvekilinden oluşuyor. Bu sayı önemli, çünkü anayasa değişikliğinde aranan çoğunluklar “üye tamsayısı” üzerinden hesaplanıyor. Yani o gün Meclis’te kaç kişi bulunursa bulunsun, esas alınan sayı 600. Dolayısıyla anayasa değişikliği teklif edebilmek için gereken “üye tamsayısının en az üçte biri” bugün için 200 milletvekiline karşılık geliyor. Bir başka ifadeyle, anayasa değişikliğinin Meclis gündemine resmi olarak gelebilmesi için en az 200 milletvekilinin imzası gerekiyor. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][1])

Fakat asıl kritik eşik burada başlamıyor, burada sadece kapı açılıyor. Teklifin verilmesi ile anayasanın gerçekten değiştirilmesi arasında ciddi bir fark var. Anayasa’nın 175. maddesi açık biçimde söylüyor: Değişiklik teklifleri Genel Kurul’da iki defa görüşülür ve teklifin kabulü ancak Meclis üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla mümkündür. 600 milletvekili üzerinden hesaplandığında beşte üç çoğunluk 360 oya denk geliyor. Yani teklif vermek için 200 milletvekili yeterli olsa da, değişiklik teklifinin Meclis’ten geçebilmesi için en az 360 milletvekilinin gizli oyla “kabul” demesi şart. Bu ayrım bazen gözden kaçıyor; oysa işin en önemli tarafı tam da burada. Çünkü anayasa değişikliği için önce “başlatacak sayı”, sonra da “geçirecek sayı” gerekiyor. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][1])

Burada konuşmayı biraz daha somutlaştırmak gerekiyor. “Anayasayı değiştirmek için kaç milletvekili gerekli?” sorusuna kısa cevap vermek isteyen biri, “En az 360” diyebilir; bu, değişikliğin kabulü bakımından doğru olur. Ama daha tam ve temiz bir cevap vermek gerekirse tablo şöyledir: Teklif için 200 milletvekili gerekir, Meclis’te kabul için en az 360 milletvekili gerekir. Yani 200 sayısı süreci başlatır, 360 sayısı ise anayasa değişikliğini Meclis aşamasında kabul ettirir. Siyasi tartışmalarda bu iki eşik bazen özellikle birbirine karıştırılıyor. O yüzden haberlerde veya tartışma programlarında bir partinin ya da ittifakın “anayasa değiştirecek çoğunluğu var mı?” diye konuşulurken aslında hangi aşamadan söz edildiğine dikkat etmek lazım. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][1])

Mesele burada da bitmiyor. Çünkü 360 ile 400 arasında alınan oy ile 400 ve üzeri oy aynı hukuki sonuca götürmüyor. Anayasa’nın 175. maddesine göre, bir anayasa değişikliği teklifi Meclis’te 360 ile 399 arasında oy alarak kabul edilirse, bu değişiklik halkoyuna sunulmak üzere yayımlanır; yani referandum yolu devreye girer. Buna karşılık teklif 400 veya daha fazla oy alırsa, Cumhurbaşkanı isterse halkoyuna götürebilir, isterse halkoyuna sunmadan yayımlanmasına izin verebilir. Kısacası 360, “Meclis’ten geçme” alt sınırıdır; 400 ise referandumsuz yürürlüğe girme ihtimalini açan daha güçlü eşiktir. Türk siyasetinde “400 vekil” ifadesinin yıllardır neden bu kadar sık duyulduğunu anlamak için sadece bu maddeye bakmak bile yeterli. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][1])

Bu noktada çok önemli bir ayrıntı daha var: Cumhurbaşkanının geri gönderme yetkisi. Anayasa değişikliğine ilişkin kanun, Cumhurbaşkanı tarafından bir daha görüşülmek üzere Meclis’e geri gönderilebiliyor. Eğer geri gönderilen metin Meclis tarafından aynen kabul edilmek istenirse, bu kez üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu, yani 600 milletvekilli Meclis’te 400 oy gerekiyor. Sonrasında Cumhurbaşkanı bu kanunu yine halkoyuna sunabiliyor. Yani ilk aşamada 360 bulunmuş olması her zaman son sözü söylemeye yetmiyor; süreç içinde 400 oya ihtiyaç doğabiliyor. Bu da anayasa değişikliklerinin neden sadece matematik değil, aynı zamanda ciddi bir siyasi denge işi olduğunu gösteriyor. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][1])

Konunun bir başka boyutu da şu: Her anayasa maddesi değiştirilebilir değil. Anayasa’nın 4. maddesi, 1. maddedeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hükmünün, 2. maddedeki Cumhuriyetin niteliklerinin ve 3. maddedeki devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkentine ilişkin hükümlerin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini söylüyor. Bu yüzden teorik olarak 200 imza toplansa da, 360 ya da 400 oy bulunsa da, anayasanın bazı çekirdek hükümleri bakımından mesele bir çoğunluk hesabına indirgenemiyor. Hukuken kapalı bir alan var. Bence anayasa hukukunun en çarpıcı taraflarından biri de bu: Her şey sayı değil; bazen sistem, bazı ilkeleri baştan tartışma dışına çıkarıyor. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][1])

Buradan bakınca aslında anayasa değişikliği için neden sıradan kanunlardan daha ağır bir prosedür öngörüldüğü de anlaşılabiliyor. Anayasa, günlük siyasetin üstünde duran temel çerçeve olduğu için, “o gün çoğunluğu bulduk, değiştirdik” mantığıyla ele alınmıyor. En az üçte bir imza istenmesi, gizli oy şartı, iki kez görüşme yapılması, beşte üç ve üçte iki gibi yüksek oranlar aranması, hatta bazı durumlarda referanduma gidilmesi; bütün bunlar anayasanın kolayca şekil değiştiren bir metin olmaması için konmuş frenler. Bu yönüyle anayasa değişikliği usulü, sadece hukuki değil, aynı zamanda demokratik bir güvenlik mekanizması gibi çalışıyor. Meclis çoğunluğu elbette önemli ama tek başına her kapıyı açmıyor. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][1])

Ben bu konunun en çok şu yüzden ilgi çekici olduğunu düşünüyorum: Gündelik siyasette rakamlar çoğu zaman slogan gibi kullanılıyor, ama rakamın arkasındaki hukuki anlam konuşulmayınca tartışma eksik kalıyor. Mesela biri “200 vekil yetiyor” dediğinde, evet, teklif vermek için doğru bir şey söylüyor olabilir; ama anayasayı gerçekten değiştirmekten söz ediyorsa bu eksik bir cümledir. Biri “360 bulunursa anayasa değişir” dediğinde de, bunun referandum boyutunu ve Cumhurbaşkanının rolünü dışarıda bırakmış olur. “400 vekil” denildiğinde ise bu kez Meclis içindeki en güçlü eşiğin neden önemli olduğu ortaya çıkar. Yani her sayı başka bir kapıyı anlatıyor; hepsini aynı şey sanınca hukuk ile siyaset birbirine karışıyor. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][1])

Sonuç olarak sorunun en net cevabı şu şekilde verilebilir: Türkiye’de anayasa değişikliği teklifi vermek için en az 200 milletvekili gerekir. Teklifin Meclis’te kabul edilmesi için en az 360 milletvekilinin gizli oyu gerekir. 360 ile 399 arasında kabul edilen değişiklikler referanduma gider. 400 ve üzeri oy sağlanırsa, değişiklik referandumsuz yayımlanabilecek bir aşamaya gelir; ancak Cumhurbaşkanı isterse yine halkoyuna sunabilir. Ayrıca Anayasa’nın ilk üç maddesi ile bunların değiştirilemeyeceğini düzenleyen 4. madde, teklif dahi edilemeyecek hükümler alanındadır. Bu yüzden “Anayasayı değiştirmek için kaç milletvekili gerekli?” sorusunun tek kelimelik değil, aşamalı bir cevabı vardır: teklif için 200, kabul için 360, daha güçlü ve referandumsuz ihtimal için 400. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][1])

[1]: https://cdn.tbmm.gov.tr/TbmmWeb/Anayasa/anayasa_2018.pdf "Microsoft Word - Anayasa_2018_EKlerİÅ
 
Üst